11.Sınıf felsefe kitabından beğendiğim bir şiir var. Şiirin yazarı başlığı falan yok anonim bir şiir sanırım. Şiirde dil anlatım hataları var fakat ben olduğu gibi aldım
O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin.
O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzakça durun.
O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki) uykudadır, onu uyandırın.
O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin.
Be Hey Dürzü
Ne ararsın TANRI ile aramda!…
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa niye türban sorarsın? Devamını Oku

Bugün sınıfta okuyacağım çanakkale şiiri.
Çanakkale Askeri
Adına binlerce destan yazılan
Yıllar sonra bir bir anılan
Toprağına taşına yazılan
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
Adım adım koşan asker
Düşmanını yenen asker
Vatanını seven asker
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
Devamını Oku
Çocukluğumuzdan kalan en soylu düşüncedir Mustafa Kemal.
Dersimizdir, ev ödevimizdir.
Öldü sanılan bir adamın güzelliğini hiç unutmadık.
Andımızdır.
***
Mahşeri bir yolculuktur Mustafa Kemal.
Bir yaşamı onurlandıran en asil rehberliktir.
Ne kadar tartaklansa da.
Kendisini bizlere gösteren.
Aynamızdır.
***
Söylemleri kalbimize mühürlenmiş bir devrimcidir Mustafa Kemal.
Karanlık gecelerde penceremize vurur usulca.
Ölümsüz bir sevdanın dizelerini okur.
Özlemeden yapamadığımız.
Aşkımızdır.
*** Devamını Oku
Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman,
Mavicek bebelerin, ak kızların,
Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman,
Bir 1O Kasım gecesi
Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza:
-Ey Türk gençliği…
Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya,
Şimdi destan ellerimle yazıyorum,
Yeşiline suyun,
Kuşun,
Yelin,
Yaprağın:
“Ne Mutlu Türküm Diyene.”
Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy,
Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim
Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi,
Elimde tebeşir
Yazıyorum kara gecenin üstüne
Yazıyorum armağanımı:
“Övün, Çalış, Güven.”
Fetih Marşı
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek
Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden…
Senin de destanını okuyalım ezberden…
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.